Milattan önce 1200’ler: Anadolu Yarımadasında kurulu, dünyanın iki süper devletinden biri olan Hitit İmparatorluğu aniden yıkılır. Bütün Hitit şehir kalıntılarında bu tarihlere ait kalın bir kül tabakası vardır.
Söz konusu yıkım sadece Hititler değil, bütün Anadolu halkları için geçerlidir. Batıdan doğuya doğru hızlı bir şekilde genişleyen, vahşi bir yıkım göz önüne serilir. Öyle hızlı ve ani bir yıkımdır ki bu, Anadolu yazılı kaynaklarında işgalle ilgili bir belgeye rastlamak neredeyse olanaksızdır. Vahşi, göçebe ve savaşçı kuzey halkları (Deniz halkları) Balkanlardan Anadolu’ya saldırmışlar, burayı boydan boya tahrip ettikten sonra Doğu Akdeniz ve Mısır’a kadar dayanmışlardır. Mısır yazılı metinleri bu saldırıdan dehşetle, saldırganların Mısır’dan kovulmalarından ise övgüyle bahsetmektedir. Tarihin gördüğü en vahşi saldırı, belki de ilk dünya savaşıdır bu. Anadolu insanı barbar kabileler tarafından katledilmiş, uygarlık tamamen yok edilmiştir. Öyle etkili bir saldırıdır ki, yıkımdan sonra, bin yıldan beri Anadolu’da kullanılan ve uygarlık ölçütü olarak bilinen yazı ortadan kalkmıştır. Arkeoloji literatüründe “Karanlık Çağlar” olarak adlandırılan dönem bu yıkım ile başlamıştır. MÖ 1200-750 yılları arasında Anadolu kör bir karanlığa gömülmüştür. Yazının olmadığı, kentlerin ortadan kalktığı bu dönemle ilgili olarak ancak ilkel kabilelere özgü basit keramik parçalara ulaşılabilmiştir.


